30 Eylül 2007 Pazar

?

merak ediyorum..
soru işareti [ ? ] Azrail'in orağına mı benziyor?
yoksa bana mı öyle geldi...
(24 Ağustos 2007de yazılmıştır)

Gözyaşı kutsaldır!
Bakarsın o kadar çok insan ağlar ki
Hidrolojik döngüye yardımı dokunur..
kim bilir...

deniz

(24 ağustos 2007de yazılmıştır)

Üç noktayı kullana kullana
kayboldum sonsuzluğunda
Kendimi aramayı bıraktım
Sevginin bulmasına çabaladım
Elime geçen
İki damla deniz suyuydu...

ruh

Gözyaşları ruhumuzun birer parçasıdır.

Ne kadar ağlarsa insan o kadar kaybeder Ruhundan,
Ne kadar ağlarsa insan o kadar uzaklaşır mutluluktan ve ağlamaktan.. Çünkü her damlada biraz daha sertleşir, biraz daha katılaşır ve biraz daha ruhsuzlaşır..
Gün gelir ağlamayı bırakır..
Çünkü artık harcayacak bir ruhu kalmamıştır...

komplo teorileri 1

Geçen gün bir tv programında bir internet sitesinden bahsedildi.. Site şöyle işliyormuş; insanlar cep telefonlarıyla an be an ne yaptıklarını siteye yazıp yolluyorlarmış. Öyle ki kimi zaman yemek yedikleri mekanları ve yediklerini kimi zaman da ev hallerini bildiriyorlarmış.. Şimdi işin komplo teorisi kısmına geçelim..
Birçoğumuz "1984" adlı kitabı okumuştur. Şimdi bu distopiaya göre biz kontrol altında, her hareketimiz an be an gözetim altında olacak ve biz yüce iradenin dışında hareket edemeyeceğiz. ama aynı zamanda bundan da şikayet etmeyeceğiz. Alın size bunun bir varyasyonu. İnsanlar kendi rızalarıyla ne yaptıklarını ne ettiklerini an be an bir siteye bildiriyor. Nerede olduklarını yanlarında kimlerin olduğunu vs.. buradan elde edilebilecek bilginin ne kadar güçlü olabileceğini düşünsenize. Bu uygulama gelecekte farklı yollara çekilip öyle kullanılabilir. Ve ayrıca yasal. sonuçta kimse, kimsenin özel hayatına müdahale etmiyor herkes kendi isteğiyle bu bilgiyi paylaşıyor..

Aman dikkat! "Big Brother Is Watching Us!"

tanıdım, mutluyum...

29 eylül 2007 tarihinde, neredeyse yaz akşamı gibi gözüken bir sonbahar gecesinde yoğun bir duman tabakasının altında, loş bir ışığın yanında oturmuş keyifle müzik dinleyip, yeri geldiğinde eşlik ettiğimiz bir sırada kapıdan içeriye birisi girdi.. Adam 60 yaşlarında gri bol bir kısa kollu gömlek ve aynı bollukta ve bozulmuş klasiklikte kahverengi bir pantolon giymişti. Ayağında süet kahverengi ayakkabıları neredeyse tertemizdi. Sırtındaki çantası kıyafetleriyle tezat oluşturacak şekilde moderndi.. Adamın kıyafetlerinin temizliği, düzgünlüğü ve yüzünün temizliği onun sokak halkından olmadığının göstergesiydi. Bu arada belirtmeyi unuttum ancak bu adam bir zenciydi. Sağ koluna takmış olduğu altın stres bileziği çok güzel bir kontrast oluşturmaktaydı. Adam içeri girdiği anda herkesin yüzünde bir gülümseme belirdi. Ortamın enerjisi bir anda yükseldi.. Onunla beraber insanlar dans etmeye, onunla beraber coşmaya başladılar. Sahnede müziği yapanlar da onun enerjisinden faydalandılar..

Bir süre bu çok keyifliydi. Fakat benim kuşkuculuğumdan kaynaklanıyor olacak ben adamın aslında insanların gördüğü kadar iyi olmadığını düşünmeye başladım.. Adamın aslında gayet kötü niyetli birisi olduğunu ancak sadece aldığı uyuşturucunun etkisi olarak o kadar güleç olduğunu düşünmekteydim.. Ve bir anda göründü ki adam aslında çevrede olan dişilere uzaktan da olsa sarkmaya, ortamın sahibiymiş gibi davranmaya başladı...

Belki ben sadece adamı yanlış yargılıyorum, belki gerçekten kötü bir adamdı.. Bilemiyorum... her iki şekilde de görülmeye değer bi adamdı.. kesinlikle onun var olduğunu bilmek güzel birşey.. ister iyi ister kötü olsun...

Saygılarımla

29 Eylül 2007 Cumartesi

evet, bugün yazı üstüne yazı yazasım var.. neden olduğuna dair bir fikrim yok.. sanırım işimin ve dahi gücümün olmayışından kaynaklı.. biraz olan bitenden bahsedeyim hayatımda, akabinde açılırım zaten ve olur olmaz yerlerde ahkam kesmeye başlarım.. elden bırakamadığım bir kendini beğenmişlik var sanki yazılarımda ama hayırlısı..

Efendim.. Artık kalem kabul edilebilecek bir evde yalnız değilim.. Bir iç savaş sonucu yoldaşımla ayrılığa düşmüştüm ve akabinde kalede kalan ben olmuştum.. Ne kadar zor gözükse de aslında bir kalenin tek adamı olmak aslında kolay bir olaydır.. Ancak dış güçlerin baskısı bir yerden sonra zor gelmeye başladı ve bir yoldaş alındı kaleme.. artık kalemiz oldu burası.. gerek ejderhalardan gerek mali krizlerden korunabileceğimiz ve birbirimize destek olabileceğimiz bu zamanlarda bir yer haline geldi.. hatta öyle ki artık dolabımız bile boş değil.. inanmazsınız meyve bile var.. enteresan.. üstelik bulaşık bile birikmiyor.. keyifli bir dönemin kapı eşiğindeyim sanırım.. her ne kadar geçmişin hayaletleri tepemde, yanımda yöremde bulunuyorsa da ben artık daha güçlüyüm, ki bu başka bir paragraf konusudur. devam edecek olanlar yerlerinden ayrılmasın diğer yolcular bagaj fişleriyle beraber hazır olsunlar.

Evet.. Hayatımda artık yeni birisi var.. nedir ne değildir ne olacak ne gibi "pembe-dizisel" süprizlerle karşılaşılacak bilemiyorum.. bakarsınız "iki lop" misali kalırım ortalarda ya da bakarsınız alır başını gider ilişki.. ama şimdilik beni ilgilendiren tek şey keyif almak...

Devam edersek arkadaşlar "babam" enteresan bir şekilde benimle ilgilenmekte bu aralar.. ilerleyen yazılarımda, mümkünse sarhoş olduğum yazılarımda, size babamla olan geçmişimi anlatırım..

Yani bayanlar baylar bu kadar yazıyı okudunuz işin özü şu: artık hayatım daha iyi bir hal alıyor... Ama orada yazmayan birşey var.. hayatımda birşeyler eksik ve ben bunu bulamıyorum.. belki internette bile yer değiştirmemin sebebi budur..

Saygılarımla

biraz özür dilerce

eski blogumdan yazılar getireceğim dedim ama okudum okudum buraya hangisini getirsem bilemedim. bir tane getirdim ordan o da zar zor.. çok isterseniz eğer (!) ben size adresi veririm siz gider yerinde inceleme yaparsınız... hem ortamın havasını soluyunca daha bi' başka olur o blog'un keyfi..

bu güzel birşey

En çok vergi Ulaşımdan, Alkolden ve Sigaradan geliyor...
Ne güzel.. Demek ki insanlar hala gezmeyi seviyor ve insanlar hala hayattan keyif alma lükslerini ellerinden bırakmıyor...
Bu güzel birşey...

selam olsun

yeni başlangıçların doğal olduğu şu günlerde, internet üzerinde olan adresimi de değiştirmem gerektiğini düşündüm ve yaptım.. yakın zamanda kolilenmiş, bantlanmış ve itinayla kenara konulmuş olan eski yazılarımın da bir kısmı buraya gelecekler... umarım okursunuz yazılarımı ve umarım cümbür cemaat eğleniriz yazıların sonunda.. inat edip yazılarımı sonuna kadar okuyacak kadar dayanıklı insanlara şimdiden teşekkür ederim ve tebriklerimi sunarım, çünkü kimi zaman ben bile yazılarımın tamamını okumakta güçlük çekiyor ve hatta sıkılıyorum.. umarım burada daha keyifli oluruz.. e haydin gayri vuralım gobeene gobeeenee hoppaaaa...