29 eylül 2007 tarihinde, neredeyse yaz akşamı gibi gözüken bir sonbahar gecesinde yoğun bir duman tabakasının altında, loş bir ışığın yanında oturmuş keyifle müzik dinleyip, yeri geldiğinde eşlik ettiğimiz bir sırada kapıdan içeriye birisi girdi.. Adam 60 yaşlarında gri bol bir kısa kollu gömlek ve aynı bollukta ve bozulmuş klasiklikte kahverengi bir pantolon giymişti. Ayağında süet kahverengi ayakkabıları neredeyse tertemizdi. Sırtındaki çantası kıyafetleriyle tezat oluşturacak şekilde moderndi.. Adamın kıyafetlerinin temizliği, düzgünlüğü ve yüzünün temizliği onun sokak halkından olmadığının göstergesiydi. Bu arada belirtmeyi unuttum ancak bu adam bir zenciydi. Sağ koluna takmış olduğu altın stres bileziği çok güzel bir kontrast oluşturmaktaydı. Adam içeri girdiği anda herkesin yüzünde bir gülümseme belirdi. Ortamın enerjisi bir anda yükseldi.. Onunla beraber insanlar dans etmeye, onunla beraber coşmaya başladılar. Sahnede müziği yapanlar da onun enerjisinden faydalandılar..
Bir süre bu çok keyifliydi. Fakat benim kuşkuculuğumdan kaynaklanıyor olacak ben adamın aslında insanların gördüğü kadar iyi olmadığını düşünmeye başladım.. Adamın aslında gayet kötü niyetli birisi olduğunu ancak sadece aldığı uyuşturucunun etkisi olarak o kadar güleç olduğunu düşünmekteydim.. Ve bir anda göründü ki adam aslında çevrede olan dişilere uzaktan da olsa sarkmaya, ortamın sahibiymiş gibi davranmaya başladı...
Belki ben sadece adamı yanlış yargılıyorum, belki gerçekten kötü bir adamdı.. Bilemiyorum... her iki şekilde de görülmeye değer bi adamdı.. kesinlikle onun var olduğunu bilmek güzel birşey.. ister iyi ister kötü olsun...
Saygılarımla
30 Eylül 2007 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder